Kredi Kartıyla Altın veya Döviz Almak

Yukarıda anlattıklarımızdan da anlaşılacağı gibi günümüzde uygulandığı üzere kredi kartlarıyla altın, döviz alım-satımı câiz olmaz. Zira altın, gümüş emsâli nakitler arasında gerçekleşen akit; sarf akdidir. Bu akdin sahih olması için her iki bedelin, akdi icra eden kişilerin bedensel olarak birbirlerinden ayrılmadan önce teslim alınması şarttır. Akit meclisi değişse de akdi yapan kişiler birbirlerinden ayrılmadan önce bedeller teslim alınırsa akit sahih olur. Hatta taraflar sarf akdini icra edip bir müddet beraber yürüdükten sonra bedelleri birbirlerine teslim edip birbirlerinden ayrılsalar yaptıkları sarf akdi sahih olur.

Bedellerin teslimi gerçekleşmeden önce akdi yapanların birbirlerinden ayrılmamaları gerekir, vekillerinin değil. Buna göre kişi, karşısındaki kişiyle sarf akdi yaptıktan sonra bedelleri birbirlerine teslim edip ve teslim almak üzere taraflardan her biri, bir başkasına vekâlet verse ve akdi yapan taraflar birbirlerinden ayrıldıktan sonra vekiller bedelleri birbirlerine teslim etseler bu câiz olmaz. Zira itibara alınan akdi yapanların birlikteliğidir.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Altın, altın mukabilinde eşit ve peşin olmalıdır. Fazlalık fâizdir. Gümüş, gümüş mukabilinde eşit ve peşin olmalıdır. Fazlalık fâizdir.” Bu lafzıyla Muhammed b. Hasen, el-Âsâr

Hazreti Ömer (Allah ondan razı olsun) sarf akdinde bedensel birliğin önemine dikkat çekerek şöyle buyurmuştur; “Karşılıklı bedeller teslim alınmadıkça akdi yaptığın kişi şu direğin arkasına gitmek için izin isteyecek olsa ona müsaade etme.”[1]

Sarf akdi dışında fâizin câri olduğu diğer mallarda akit meclisinde bedellerin teslim edilmesi şart olmayıp tayin şart koşulmuştur. Zira paraların dışındaki mallar belirtilmekle belirlenmiş olduklarından ayrıca teslim alınması şart koşulmamıştır. Oysa sarf akdine konu olan bedellerin her birerleri para olduğundan belirtilmekle olmazlar. Bunların belirlenmiş olmaları ancak teslim almakla gerçekleşir. Bu sebeple teslim almak sarf akdinde şart koşulmuştur.

Kuyumcuların Kredi Kartıyla Altın Satmaları

Kredi kartıyla altın satışlarıyla ilgili bazı kuyumcuların fâizden kaçmak için şu şekilde bir yönteme gittiklerini duymaktayız. Kuyumcu, kendisinden kredi kartıyla altın almak isteyen kişiye alacağı altın bedelini elden borç olarak veriyor. Ve sonrasında verdiği bu borç para karşılığında altını satıyor. Böylece altın satışı, nakit parayla gerçek-leşmiş oluyor. Daha sonra da müşterinin elindeki kredi kartından alacağını tahsil ediyor.

Böyle bir uygulama câiz olmaz. Zira her ne kadar sarf akdi peşin olarak yapılmış olsa da borç veren kişi Allah için değil menfaat elde etmek için borç vermiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır: (Veren kişiye) menfaat sağlayan her borç verme işlemi, fâiz işlemlerinden bir işlemdir.”[2]

Maddi karşılığın gözetilmediği karz/borç vermek teberru kabilinden Allah için yapılan bir işlemdir. Herhangi bir menfaat getiren borç verme işleminin faiz olacağı yönündeki rivâyetler sebebiyle karz işlemi yapılırken, borç verene menfaat sağlayacak bir şartın koşulmaması hususiyetle belirtilmiştir.

Şayet şart koşulmadan ve vâdeli satış niyeti bulunmadan bir alış-veriş yapılmış sonradan taraflardan birinin yanında ödemesi gereken bedel olmadığı anlaşıldığında akdin fâize dönmemesi için borç sistemi devreye sokulur ise bu câiz olur.

Yüce dinimizde niyet ve yaratıcıya ve topluma karşı dürüst olmak son derece önemli bir ilkedir. Fâizden kaçma adına yapılan bu emsal hilelerde her ne kadar sarahaten şart dillendirilmese de akdi yapan tarafların niyetlerinin bu şekilde olduğu âşikârdır.

[1] Muvattâ Mâlik; El-Beyhekî

[2] El-Beyhakî; Sünenu’l-Kubrâ, kitabu’l-buyu’ bab:99 no:11252

[/fusion_text][/fusion_builder_column][/fusion_builder_row][/fusion_builder_container]

Yazan | 2018-01-16T23:45:14+00:00 Ocak 16th, 2018|Kategoriler: Ticari Meseleler|Tags: , , , , , , |0 Yorum

Makaleyi Ekleyen :