Kazancı Haram Olan Kişiyle Ticaret Yapmak

Malının tamamını haram yolla elde etmiş olan kişiyle alış-veriş yapmak kesinlikle câiz değildir.

Ebü Hüreyre.(Radıyallâhü Anh)den rivâyetle Resûlullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Çalıntı bir malı, çalıntı olduğunu bilerek satın alan kişi, onun günah ve ayıbına ortak olur.”

Buna göre kişi, söz gelimi; alkollü içki ticareti yapan, tefecilik yapan ve bu sebeple malında haram ve helâl bulunan bir kimseden bir şey satın alacak olsa bakılır; şayet aldığı malın helâl maldan olduğunu biliyorsa, bu işlem ve satın aldığı şey helâldir. Satın aldığı şeyin, haram kısmından olduğunu biliyorsa bu takdirde o şey haram olur.

Satın aldığı malın helâl veya haram olduğunu bilmiyorsa haram olma ihtimali sebebiyle satın alınan şey mekruh kabul edilir. Şu kadar var ki; bütün mala nispetle haram, ister az isterse çok olsun, satın alınan malın, helâl kısmından olması mümkün olduğu için, satım akdi bâtıl olmaz. Böyle durumlarda şüphe söz konusudur ve bu şüphe haramın azlığına ve çokluğuna göre azalır veya çoğalır. Bu durumdaki kişinin bu şüpheli şeyden yemesi hoş karşılanmaz.

 

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)  şöyle buyurmuştur: “Helâl olanlar ve haram olanlar bellidir. Bunlar arasında şüpheli işler vardır. İnsanların çoğu onları bilmez. Her kim şüpheli işlerden sakınırsa dinini ve ırzım korumuş olur. Her kim şüpheli şeylere dalarsa tıpkı (içeri girmesine izin verilmeyen) koru etrafında (davarlarını) otlatan bir çoban gibi (hayvanlar, yasak olan koruya girerek orada otlayabilirler ve böylece) oraya düşmesi beklenir. Gerçeğe dikkat edin; muhakkak her melikin bir korusu (yasakları) vardır. Dikkat edin, muhakkak ki Allah’ın yeryüzündeki yasakları haram kıldıldarıdır. Muhakkak ki cesette bir et parçası vardır; o düzgün olunca bütün ceset düzgün olur, o bozuk olunca bütün ceset bozuk olur. Âgâh olun; o et parçası kalptir[1]

Diğer bir rivâyette Resülullâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Seni şüpheye sokanı terk et, şüpheye sokmayana yönel’’[2]

 

Hadîs-i şeriflerde şüpheli şeyler diye ifade edilen nesnelerin ne olduğuna dair âlimlerimizin farklı mütâlaaları olmuştur. Bazıları; helâl veya haram olduğunda ihtilaf edilen şeylere şüpheli şeyler derken, diğerleri; malı helâl ve haram ile karışık olan bir kimseyle muamele yapılmasını şüpheli şeylerden saymışlardır.

Bu gibi şüpheli durumlarda satın alınan şey haram olmasa da yine de ihtiyatlı davranmak ve mümkünse böyle şüphelere düşürmeyen kişilerle ticaret yapmak uygun olur. Bu şekilde hem şüpheden uzaklaşılmış hem de haram yoldan kazanç elde edenlere bir şekilde tavır alınmış olur.

 

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “—iyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.”

Bu gibi kişilerle ticaret yapılmasının câiz görülmeyişi, yüce dinimizin toplumda iyiliği hâkim kılıp kötülükle mücadele etme ilkesinin, toplumda haram kazanç yollarının önlenmesi gayesinin bir parçası olarak düşünülebilir.

 

 

 

[1] el-Buhâri, 52

[2] Sünenu’t-Tirmizî, 251

Yazan | 2018-01-12T11:26:13+00:00 Ocak 12th, 2018|Kategoriler: Ticari Meseleler|0 Yorum

Makaleyi Ekleyen :